|
fotoğrafçılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fotoğrafçılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
344
50mm’yi aldıktan sonra çektiğim fotoğrafları sonra düzenleyip yayınlarım diye biriktirdim hep. Sıkıntıdan bari birikmiş fotoğraflarımı düzenliyim diye açtım arşivi, bi bok yok. Tabi olmaz lan! Dışarı çıkınca hep aynı yerlerde dolanıyorum, aynı arka planlar aynı insanlar hep. Aynı kareyi ikinci kez çekmem ben, niye çekiyim ki lan. Böyle olunca da içime sinen hiçbir şey çıkmıyor tabi. Ayrıca lensin ekmeğini benden çok arkadaşlar yiyor ha…
3
Yorum
|
Pazartesi, Temmuz 13
329
Böceğin üstüne çakmak gazı sıksan, bildiğin bütan, böyle kaynama noktası -0.5 derece olan. Anında donarak ölür lan. Çok korkunç. Ancak eğer vücudu o anki halini korursa koy lightboxa gelsin “klozap” makrolar…
Korumazsa, o zaman niye öldürüyon?
1 Yorum
|
Salı, Haziran 16
313
Hep imrenerek baktığım, hayalini kurduğum dijital slr makinelerden birisine 2-3 ay önce sahip oldum ancak şimdi çok büyük çelişkilerle boğuşur oldum. Analog slr kullanmış insan bilir, makineye yeni film takmak, en son makaradan çıkacak fotoğrafları daha kareyi çeker çekmez merak etmeye başlamak, filmlerin kendine has tonları, kokusu, makinenin metalinin soğukluğu, ağırlığı, sesi mükemmel şeylerdir, yaşamayan bilemez. İtiraf etmeliyim ki şimdiki aklım olsa dslr yerine ne yapar eder temiz bir tane Canon A-1 bulup alırdım.
Beni asıl çelişkiye sürükleyen eğer elimde aynı anda hem analog hem de dijital varsa filmi bitene kadar analogu kullanıyorum çünkü o daha çok zevk veriyor bana. 36’lık film de sanılanın aksine hemen bitmez. Fotoğrafı düşünerek çekmelisin, baktığın kadraj içine siniyorsa, tek bir film karesini o kadraj uğruna feda etmeye gönlün elveriyorsa basmalısın deklanşöre. Tüm filmi dandirik karelere harcayıp süper bir kare gördüğünde çekemeyince çok pis koyar yoksa. Bir de fotoğrafı beyine çekmek vardır ki en çok zevki veren şey odur. Kareyi görürsün, makineyi kaldırıp vizörden bakarsın, pozu ayarlarsın ancak ya filmin yoktur ya da kareyi çekmeye değer görmezsin, deklanşöre beyninde basarsın. O çektiğin kare gerçekten çekmiş kadar zevk verir insana çünkü hem film harcamamışsındır hem de o kareyi sadece sen görürsün, hatırlarsın… Şimdi dslr’a 50mm lens alınca da hala zevk alamıyorsam ona daha fazla masraf yapmadan slr almayı düşünüyorum. Fotoğraf zevk işidir, neden bana zevk vermeyen makineyi kullanayım ki? Ha yine yanımda taşırım film harcamaya kıyamadığım şeyleri çekerim falan ehehe… Yazılarımda şimdiye kadar kimseye seslenmedim ama şimdi bu yazıyı okuyan, fotoğrafçı olan, olmayan insanlara sesleniyorum: Eğer hala analog slr kullanmamışsanız bir an önce kullanmaya bakınız. “Kullanamam ben, karışıktır onlar bikbik” diye düşünüyorsanız, hiç de değiller efendim azcık kasarsanız gayet kolay kavrarsınız. Alışana kadar en fazla bir iki makaranız boşa gider. En güzeli bir tane çalışır olduğundan emin olduğunuz Zenit bulun, hem daş gibi makinedir hem çoğunun pozometresi çalışmaz kendiniz hesaplarsınız pozu feci zevk verir. Ha ama daha iyisini bulabilirseniz onu alın tabi. Makine metal kasalı olsun ama ha. Metal iyidir, ağırdır, candır eheh… Bulamazsanız mail atın Ankara’da bulabileceğiniz yerleri söyleyeyim. Makara bitince fotoğrafçıya sadece banyo+tarama yaptırtın, iyi olanları sonradan bastırırsınız zira kötü fotoğrafı bastırmak çok pis koyuyor ha. Eğer dediğim gibi sadece içinize sinen kareleri çekerseniz fotoğrafın kötü olmasına ya pozlama ya da odak hatası neden olmuştur. Dübüratif’in A-1’iyle çektiklerimde hep odağı yanlış yapıyordum çünkü makinenin vizörü çok kirlenmişti, pek net gözükmüyordu. Mesela benim tek makaradan çıkarabildiğim “iyi” kare rekorum en fazla 25 falandı herhalde. Ondan sonra makine tamamen mevta oldu zaten, üzüldük valla. Ayrıca bu Dübüratif benim “olm analog neymiş ki lan, hem bokum gibi hem bok gibi para götürür” düşüncelerimi makinesiyle birlikte değiştirendir. Evet, analog fotoğrafçılık banyolardan, taramalardan para götürüyor ama getirdiği zevke paha biçemiyorum ben. Lan param olsa da makaraları banyo ettirsem diye beklemek bile zevkli be! Analog candır.
8
Yorum
|
Cuma, Mayıs 29
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
|