|
hediye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hediye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
741
Bitkilere sevinip üzülmek garip sanki ama yaşadığım için normal geliyor bana. Mesela bir keresinde hediye gelen kaktüsüm böceklenip ölmüştü, atmaya bile kıyamamıştım. Sanki ölmek üzere olan birini çöpe atıyormuş gibi gelmişti o an. Sonra hep istediğim sarmaşıktan almıştım ama o da böceklenmişti. Bir de anında müdahale de etsen o anda işe yaramıyor, çaresiz hissediyorsun.
Aynı şekilde çok sevindirenler de oluyor. Mesela masamda ben kendimi bildim bileli bizde olan bir kuşkonmaz var, yıllarca bonzai gibi aynı boyda kalıp ben odama alıp beslemeye başlayınca canlandı. Her sürgün verdiğinde moralim bozuk olsa bile bakınca seviniyorum. Bir de yine çok sevdiğim bir kaktüs var ilkine benzeyen ama daha sert görünüşlü, o da hediye. Bir süre hiç büyümedi öyle sabit kaldı sonra camın önüne koydum. Hatta camı açtığımda devrilmesin diye cama sabitledim. Şimdiye kadar 3 tane diken kümesi çıkardı 4. de yeni başladı çıkmaya. Canım sıkıldıkça gidiyorum yanına bakıyorum öyle. Yeni dikenlerin dibindeki tüyler çok tatlı lan. Şu büyümesi dursun da geri masama alıcam, çok özledim… Bir kedim bile yok anlıyor musun, bitkilere sardım.
1 Yorum
|
Perşembe, Haziran 16
668
Pastasız doğum günü, hep istediğim şeyleri hediye olarak alınmak, sevgilinin Ankara’ya gelmesi, gezi evi, kültür şokuna sokan playlist, lunaparkta dehşet, dört kedili ev, yorgunluk, dikmen vadisi, yeni sarmaşık, daha çok yorgunluk, sinirlen, affet, sinirlen, affet, sinirlen, üzül, sinirlen, üzül, sinirlen, sinirlen, sevgiliyi yolcu ederken sinir ve üzüntüden dişleri sıkma kıvamına gel...
Sonu böyle bitmeseydi belki de en güzel doğum günüm diyebilirdim.
0
Yorum
|
Cumartesi, Kasım 20
186
Doğum günüm için toplaştık arkadaşlarla. 10 kişi düşünüyordum, 8’e indi, 6’sı geldi. Kutay’ın işi çıkmış, Ceren’den haber gelmedi, neden gelmedi hala da sormadım ha.
Arkhe’ye haber vermiştik gelcez biz ona göre masa neyim hazırlayın diye. Gittik cuk oturduk masamıza. Herkes geldikten sonra pastayı getirmelerini söylemek için gittim muma falan gerek yok direk tabakla getirin dedim. Lan zaten pasta bile istemiyordum, bide mum falan… “Olur mu lan!” diye önümdeki tek dilim pastaya tüm mumları falan diktiler üflettiler. Pasta da güzeldi hea. Harun’a da teşekkür ediyorum pasta işini hallettiği için. Masada 5 tane makine vardı; üçü benim, biri Merve’nin, biri de Kutay’ın 400D’si. Elemanın kendisi gelemedi makineyi göndermiş eheh. Çok makbule geçti ama hea. Paso onla oynadım zaten. Bizimkiler sohbette ben anca onları çekiyorum falan… Tüm pilleri bitirdim de rahatladım biraz. Millet de rahatladı zira lan yeter alın şunun elinden şu makineleri demeye başlamışlardı. Demek ki neymiş? Benim elime fotoğraf makinesi veya çakmak falan verilmemesi gerekiyormuş… Merve çoh datlı bir çerçeve almış bağa. İçinde de benim “gözlerimin arkası” fotoğrafım, Harun’la trendeki çocuğun fotoğrafı ve o 400D ile olan Merve’nin tonladığı fotoğrafım var. Son fotoğraf dik kadraj ama çerçeve yatay kadraj, sonradan fark etmiş akıllı eheh… Onu düzelticem en kısa zamanda. Ama aldığım en tatlı hediyelerden biri lan, valla. Kendi fotoğraflarım bana hediye edildi lan daha nolsun =) Bu arada “gözlerimin arkası fotoğrafını gören “oha kartpostal mı bu" falan demiş ki buna da ayrıca sevindim. O fotoğraf benim için çok değerli zaten… ehemm, neyse… Başka hediye alan olmamış ama canları saolsun lan. Bir ara yüzsüzlük edip hediye sipariş etmeyi düşündüm de etmedim. Ha isteseydim Çağrı falan kırmaz alırdı zira bunu yapmış adam o eheh... Harun da tutturmuş Lubitel2 alacam diye. Lan zaten var aynısından niye alıyon diyom dinlemiyor herif. Çok eğlendik ama lan. Sürekli suratımda salak bir sırıtış vardı zaten eheh… Ayrıca doğum günümü erken kutlamış olabilirim ama yazısını doğum günümde yazıyorum yaa yaa… Nice 20’nin katlarına!
5
Yorum
|
Salı, Kasım 18
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
|