136

Ceren var, teeeğ ortaokuldan. O zamanlar pek samimi değildik. Yani nasıl deyim böyle birlikte pek takılmazdık. Korkardım ben o kızdan. Eheh evek lan o zamanlar şimdiki gibi “geyik” olmadığımdan ne yapacağını neden napacağını pek kestiremiyordum falan. Neyse işte vardı Ceren diye birisi…

En son tahminen lise 2 de Gaye’yi beklerken görmüştüm. Önümden geçti ama görmediydi beni, ben de selam verememiştim zaten. Sonraları bu facebook’da aradım, bulamadım. Tekrar aradım bulamadım. Burada onun soyadına benzer isimli bir apartman var, önünden geçerken aklıma “Bir Ceren vardı ne oldu ona” diye geliyordu, arıyordum bulamıyordum. Sonunda hesap açmış nihayet, ekledim falan filan.

En son 2 gün önce rüyamda gördüm ben bunu. Rüyayı da feci ayrıntılı hatırlıyorum. Böyle Harun’la ben bir elektrik direğinin üstündeyiz, o sırada alttan Ceren’le bir arkadaşı geçiyor. Arkadaşı uzun boylu, uzun kumral saçlı, beyaz tişörtlü bir kız. Bir şekilde göz göze geliyoruz “oha Ceren?” “oha Alper?” surat ifadeleriyle bakışıyoruz. Sonra iniyoruz direkten, mekan değişiyor. Bu araba sürüyor; beyaz pejo 207 gibi bir şey. Sonra bir yere bırakıyordu herhalde bizi, öyle bir şeyler…

Bu gün, Harun’la kurstan çıktık eve gitcez. Otbüs durağına gittik feci kalabalık. Bizim otobüs gelse içinden inen de pek olmayacağı, binen de çok olacağı için kesin ayakta kalıcaz. Harun her zamanki gibi “otbüs yoksa dolmuş yerik” dedi (demedi). Neyse hadi dolmuşa binelim bari diye ikna oldum ben. Giderken oturmak için de sırada bekledim. Bindim dolmuşa, baktım yer kalmadı bana, bir yer boşmuş meğersem oturdum hemen. Trafik de sıkışık baya, arkadan birisi “pencereyi açabilir misiniz” dedi, göz ucuyla baktım incecik bir bağyan eli pencereyi açmaya çalışıyor, “açılmaz ki o” diye düşündüm içimden. 15 dakika sonra falan bu sefer tekrar pencerenin açılmasını rica ettiler bu sefer bir erkek davrandı. O sırada demin açmaya uğraşan kimdi ki diye baktım arkaya; tekerleğin üstündeki çıkıntıya oturmuş karşıdaki camdan dışarıya bakıyordu, üstünde yeşilli meşilli bir şeyler vardı. Yüzü nerdeyse hiç değişmemişti, ama evet saçı uzamıştı… Benim üzümde “Oha Ceren?” ifadesi varken o da benim ona bön bön baktığımı fark edip refleks olarak bana baktı 1.37sn sonra aynı ifade onun suratında da belirdi. İfadeyle kalmadı ama ben “Ceren?” dedim o da “Alper?” dedi mi hatırlamıyorum eheh…

Kalktım hemen yer verdim falan. “En son ne zaman görüştük?“ muhabbeti açıldı hemen. Şimdi saydım, ben onu en son 2004-2005 arasında gördüm ama normal olarak görüşmeyeli 5-6 yıl falan geçmiş. “Naptın nettin” muhabbetinden sonra (hayali olan tiyatro bölümüne girmiş, sevindim valla) pek bir şey de konuşamadık. Hem o feci yorgundu (saydım 30 kez esnedi be eheh) hem ben de feci susamıştım ve pek konuşacak havada da değildim falan.

Yahu o değil çohpis sevindim bu kızı bulduğuma! Neden bilmiyorum ama hep böyle bulmalıymışım gibi bir his vardı içimde. Eskiden tanıdıklarım önemli benim için ondan olabilir herhalde, öyle bir şeyler…

Bir de bu olayın rüyayla benzerliğine de şaşırdım lan. Onu bırak dün “ben bu rüyayı gördüm ya şimdi bide cerenle karşılaşırsam…” falan diye düşündüydüm. O daha bir ilginç ki çözemedim. Ha çözülmesi gereken bir şey de değil =) Bu kadar uzun yazmaya da gerek yoktu ama ne zamandır yazmıyordum baya birikmiş içimde hea…

4 Yorum:

  • güzeldi :) eğlenceli ve belli olduğu gibi okunabilir yazıyorsun, güzell

  • eheh teşekkür ederm.
    Bu yazıya okunabilir demen şaışırttı beni zira betimleme yapacam diye okunmaz hale gelmiştir diye düşündüm. 2 kez de okumamıştım =)
    Ha bir de okunabilir derken sürükleyicilik de olabilir tabi... =)

  • valla inşallah daha uzundur diyerek indirdim mouse u. betimleme olayını değiştirme corç, süper gidiyo.
    benim de bi arkadaşım vardı 6ncı sınıfta, hatta sıra arkadaşım, adı cüneyt'ti. çok iyiydi yaa. o kadar saf böyle iyi niyetli insandı ki. keşke bi yerde karşılaşsak, çünkü tayin falan derken kayboldular, kim bilir nerededirler :\

  • yok be bundan daha iyi betimlemeler yapabilirim. Çok havada kalan şeyler oldu da sırf üşengeçliğimden düzeltmedim işte =)